Hemingway ve altı sözcükten oluşan kısa öyküsü

Ernest Hemingway‘in bir defasında çok kısa bir öyküyle bile insanları hüzünlendirebileceğine dair girdiği iddia sonucunda yalnızca altı sözcükten oluşan bir hikaye yazdığı söylenir.

“For sale: Baby shoes. Never worn.” (“Satılık: Bebek ayakkabıları. Hiç giyilmemiş.”)

Fakat, bu öyküyü gerçekten Hemingway’in yazdığına dair elimizde sağlam bir kanıt olduğunu söylemek zor.

altı sözcük öykü

Bu tarz şehir efsanelerinin doğru olup olmadığını araştıran Snopes adlı internet sitesi, bu anektodu “Belirsiz” olarak sınıflandırıyor.

Benzeri bir diğer site Quote Investigator ise Hemingway’in bu öyküsünden ilk defa Peter Miller tarafından 1974 yılında yayınlanan “Get Published! Get Produced!: A Literary Agent’s Tips on How to Sell Your Writing“de bahsedildiğini iddia ediyor:

“Açıkça görülüyor ki, Ernest Hemingway bir grup yazar arkadaşıyla Luchow’da öğle yemeği yiyordu ve yalnızca altı sözcük uzunluğunda bir kısa hikâye yazabileceğini iddia etti. Elbette, diğer yazarlar buna inanmadılar. Hemingway her birisine masanın ortasına 10 dolar koymasını ve yanılıyorsa aynı miktarı kendisinin ödeyeceğini söyledi. Haklı çıkarsa, bütün parayı alacaktı. Bir mendilin üzerine çabucak altı sözcük yazdı ve onu arkadaşlarına uzattı; yazar iddiayı kazanmıştı. Altı sözcük ise şuydu: “FOR SALE, BABY SHOES, NEVER WORN.” Bir giriş, bir gelişme ve bir sonuç!”

Altı sözcükten oluşan bu öyküden ayrıca yazar Arthur C. Clarke‘a ait olan 11 Ekim 1991 tarihli bir mektupta da bahsediliyor:

“Hemingway’in işleri arasında benim favorim, yakın yazar arkadaşlarıyla girdiği 10 dolarlık (1920’ler için hiç de az bir miktar değil) bir iddiayı kazandığı öykü. Tek bir kelime etmeden bu parayı ona verdiler…

İşte bu. Onu düşünürken hâlâ ağlamadan edemem. SATILIK. BEBEK AYAKKABILARI. HİÇ GİYİLMEMİŞ.

Quote Investigator, bu öykünün olası kaynaklarının 1906’dan beri yayınlanan ilk reklam yayınları; ilk defa 1910’da gazetede yayınlanmaya başlayan öyküler; ya da William R. Kane tarafından 1917’de yaratıcı yazarlık üzerine yazılan bir makale olabileceğini öne sürüyor.

Gerçek ne olursa olsun, bu hikâye yalnızca altı sözcükten oluşan etkileyici bir öykü anlatmakta gerçekten başarılı, ve onun kaynağına dair bu anektod, Hemingway’in yirminci yüzyılın en büyük yazarlarından biri olarak konumunu da değiştirmekten çok uzak.

Hemingway, 1954’te Nobel Ödülü‘nü kazandığında yaptığı konuşmada bir yazarın rolünü şöyle tanımlıyor:

“Yazmak, en iyi hâliyle, yalnız bir yaşam demektir. Yazarlar için yapılan organizasyonlar yazarın yalnızlığını azaltır ama onun yazma eylemini geliştirip geliştirmediklerinden şüpheliyim. Yazar yalnızlığından kurtularak toplumda belirgin bir konuma ulaşır ve çoğu zaman çalışmaları da giderek bozulur. İşini tek başına yaptığı için ve yeterince iyi bir yazarsa her gün sonsuzlukla ya da onun yokluğuyla yüzleşmek zorundadır.

“Gerçek bir yazar için her kitap ulaşılabilenin ötesinde olan şey için yeniden bir deneme yaptığı yeni bir başlangıçtır. O daima daha önce hiç yapılmamış bir şeyi denemelidir ya da diğerlerinin deneyip başarısız olduğu bir şeyi. Sonrasında bazen, büyük bir şansın da yardımıyla, başaracaktır.”

Aşağıdaki videoda, yazarın Nobel Ödülü‘nü kazandığının duyurulmasının ardından Küba’daki evinde kendisiyle yapılan bir söyleşi yer alıyor.

İLGİLİ İÇERİK: Borges’in öyküsünden ilham alan çevrimiçi ‘Babil Kütüphanesi’

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...

  • Dee

    Yüksek sesle tepki verdim. Harika. İlk anda gerçek olduğuna inanmak istedim. (Vampirella, VampirellaninGuncesi)