‘Küflenmiş gerçekliğin’ baştan yarattığı portreler

Bir fotoğraf filmi son derece hassas bir materyal olmasıyla bilinir. Oldukça yanıcı bir özellikte olan bu materyal aynı zamanda bir tür mantar yüzünden de kolayca tahrip edilebilir.

Güney Koreli sanatçı Seung-Hwan Oh, birkaç yıl önce BBC’de tam da bu konuyla ilgili, film arşivlerini etkileyen mantar problemi hakkında bir makale okudu. Sanatçı makalede anlatılanların gerçekten doğru olduğunu fark etti. “Kötü bir biçimde saklanmış filmin üzerindeki küflerin onu yiyip bitireceğini ve içeriğini de yok edeceğini gördüğünü” söyleyen sanatçı şöyle devam ediyor: “Ve ardından, maddenin geçiciliği fikri üzerinden bu doğal felaketi çalışmalarıma uygulayabileceğimi fark ettim.”

İLGİLİ İÇERİK: 1913 yılından şaşırtıcı bir canlılığa sahip fotoğraf kareleri

Bu ilk bakışta biraz fazla zorlama bir yaklaşım gibi görünebilir, fakat Oh’nun burada ‘geçicilik’ten kastettiği şey “bütün yaşam formları da dahil olmak üzere, bütün bir maddenin, ait olduğumuz mekansal-zamansal boyutun içinde çöktüğü fikri”. Sanatçı söz konusu koleksiyonu için esinlendiği bu düşüncenin yanında, çalışmasını aynı zamanda termodinamiğin ikinci yasası üzerinde temellendiriyor. Bu yasaya göre, evrendeki kullanılabilir enerji (hayata güç veren ve organizmaları büyüten) kullanıldıkça, kullanılamayan enerji artar ve giderek büyüyen bir rastgelelik ve kaos hali yaratır.

küflenmiş gerçeklik 2

Filmlerin kendi kendilerine küflenmelerine izin veren Oh, mantar hakkında endişelenmek yerine tam tersine onu benimsedi.

Bunu yapabilmek için de sanatçı, stüdyosunda bir mikro-mantar çiftliği kurmak zorunda kaldı. Filmler mantarın büyüyebileceği, yeterince sıcak ve ıslak bir çevrede saklandı. Oh bazen ekmek ve pirinç üzerinde doğal olarak büyüyen küfleri aldı ve film baskılarının üzerine yerleştirdi. Fakat elde ettiği sonuç üzerinde bundan daha fazla bir kontrol etme olanağı da yoktu.

Sanatçının elde ettiği sonuçlara baktığımızda, filmlerin genellikle bir fotoğrafın üzerine serpilmiş kozmos gibi göründüğü fark ediliyor. Bazen de, baskılar sanki portreyi bozup bir tür hayalet görünümüne sokmaya çalışıyormuş gibi duruyorlar, sanki bu kişiler kamerayla yakalanamayan vampirlermiş gibi.

Bütün bu çalışma aslında tahmin edildiğinden çok daha zor bir süreç gerektiriyor. Sanatçı, Wired dergisine verdiği demeçte bu deneyimini şöyle anlatıyor: “Orta formatlı renkli ters filmlerden oluşan 500 kare arasından yalnızca bir tanesi düzgün bir biçimde çıkıyor ve 2010’da bu projeye başladığımdan beri bunun gibi kullanabileceğim yalnızca 15 adet portre elde edebildim.”

küflenmiş gerçeklik 3

küflenmiş gerçeklik 4

küflenmiş gerçeklik 5

küflenmiş gerçeklik 6

küflenmiş gerçeklik 7

küflenmiş gerçeklik 8

küflenmiş gerçeklik 9

İLGİLİ İÇERİK: Ünlü sokak sanatçısı JR ‘Şehrin Kırışıklıkları’ için İstanbul’da

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...