Ludwig Wittgenstein’ın başyapıtı Tractatus’un avangart operakomik uyarlaması

20. yüzyılın en dikkat çekici filozoflarından birisi olan Ludwig Wittgenstein; hiç şüphe yok ki son derece sıradışı ve kimilerine göre rahatsız edici kimilerine göre de hayranlık verici bir zekaya sahipti. Dönemin bir diğer önemli filozofu Bertrand Russell‘ın öğrencisi olan ve ünlü matematikçi ve mantıkçı Gottlob Frege‘nin himayesindeki bu yeni düşünürün bugün artık bir başyapıt olarak kabul edilen eseri Tractatus Logico-Philosophicus başta Russell ve Frege olmak üzere, yayınlandığı dönemde birçok filozofun dikkatini çekti. Bu yalın ve sert cümlelerden oluşan, bir anlamda şifreliymiş gibi duran aforizmalar ve sembolik önermelerin okuyucuya bir anlam ifade etmesi için de belki Russell ve Frege’ninki kadar olmasa bile felsefe, matematik ve mantık alanında temel bir bilgi birikimi ve kavrayışa ihtiyaç duyulduğu yadsınamaz.

New York Times‘ın felsefe blogu “The Stone“da Paul Horwich, Wittgenstein’ın çoğu defa yanlış anlaşıldığını yazıyor. Wittgenstein bazılarına göre, keyfi bir nedenle bilerek belirsiz bir üslup tercih etti. Fakat belki de akademideki birçok filozofun onun çalışmasını reddetmesindeki gerçek neden söz konusu çalışmanın akademideki bu filozofların gereksizliğini açığa çıkarıyor oluşuydu. Wittgenstein‘ın yarı-mistik, aşırı-mantıksal tezinde dolaylı olarak iddia ettiği üzere, “felsefe, bize genellikle onun varoluş nedeni (raison d’être) olarak düşünülen türden bir bilgiyi veremez.”

Tractatus‘un insanoğlunun bütün çaba ve başarsından oluşan bütün bir alana getirdiği kışkırtıcı yaklaşımı göz önünde bulundurulduğunda kitabın birçok geleneksel departmanda yeterince iyi karşılanmaması aslında bir sürpriz değil. Fakat bu durum Wittgenstein’ın çalışmasının başka yerlerde ilgi görmesini de engelleyemedi. Söz konusu yapıt; Jasper Johns, Coen Kardeşler ve Finlandiyalı avangart besteci ve müzisyen M.A. Numminen gibi çağdaş sanatçıları derinden etkiledi.

witt numm

Oldukça tuhaf bir kişiliğe sahip olan, 1960’lı yıllarda seks kılavuzlarını müziğe uyarlamasıyla büyük bir tartışma yaratan Numminen, Tractatus‘u da, kitapta yer alan birçok önermeyi içerecek şekilde benzer bir yöntemle bestelemeye çalıştı. Müzisyenin elde ettiği sonuç ise oldukça ilginç. Aşağıda yer alan videoda Numminen Tractatus süitinin beşinci ve son bölümünü, bu sıradışı kitabın son önermesini icra ediyor. “Üzerine konuşulamayan konusunda susmalı.” (“Woven man nicht sprechen kann, darüber muss man schweigen.”) Numminen bunu kendi tiz sesiyle Almanca söylüyor. Bu süitin geri kalanını ise İngilizce seslendiriyor. Bu ilginç süitin tamamını Ubuweb üzerinden oynatabilir ve indirebilirsiniz. Tractatus‘un Oruç Aruoba çevirisiyle yayınlanan Türkçe metnini ise buradan satın alabilirsiniz.

Tractatus‘un bu tuhaf uyarlamasının yanında, en az onun kadar dikkat çekici olan başka bir çalışma da aşağıdaki videoda yer alan müziksiz çok sesli ilahi (motet). Excerota Tractati Logico-Philosophici adında, besteci Elisabeth Lutyens tarafından yaratılan çalışma Wittgenstein’ın eserine daha farklı -belki de bir tür huşu uyandıran- bir açıdan bakılmasını sağlıyor.

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...