Gerilim ve bilim kurguyu birleştiren Ex Machina’dan ilk fragman

Günümüzün en büyük iki teknoloji şirketlerinden Google ve Facebook’un ardındaki ekiplerin önümüzdeki on ya da yirmi yılda tıpkı bir insan gibi düşünen ve hisseden bir yapay zekayı üretebildiklerini düşünün. Söz konusu şirketlere böyle bir buluşun etik açıdan yanlış olduğunu öne süren ahlaki sorular ne kadar kısa bir sürede gelmeye başlardı? 28 Days Later, Sunshine filmlerinin senaristi ve sinemaya da uyarlanan The Beach adlı kitabın yazarı Alex Garland‘ın senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği yeni film Ex Machina işte bu soru üzerinde temelleniyor.

Ex Machina’nın öyküsü Domhnall Gleeson’ın canlandırdığı Caleb adında mütevazı bir bilgisayar programcısının etrafında şekilleniyor. Gleeson, dağların arasında bilinmeyen bir yere, Alicia Vikander’in oynadığı Ava adlı yeni bir Android modeli üzerinde çalışması ve Ava’nın güncellenmiş bir Turing Testi’ni (bir yapay zekanın insan zekasından ayırt edilip edilemeyeceğini ölçmek için kullanılan test) geçip geçemeyeceğini belirlemesi için davet ediliyor. Bütün bu deney ve çalışmalar ise Oscar Isaac tarafından canlandırılan; yalnızca Nathan olarak bildiğimiz, Silikon Vadisi’ndekilere benzeyen, perde arkasında durmayı tercih eden tuhaf bir CEO tarafından yönetiliyor.

İngiltere’de 21 Ocak’ta gösterime giren film insan olma deneyimi ve etik meselelerle ilgili çarpıcı ve düşündürücü bir film olarak dikkat çekiyor. 10 Nisan’da Türkiye’de gösterime girmesi beklenen Ex Machina, Alex Garland’ın ilk yönetmenlik denemesi olma özelliğini de taşıyor.

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...