Borges’in öyküsünden ilham alan çevrimiçi ‘Babil Kütüphanesi’

Jorge Luis Borges, tasavvur edilemeyeni tasavvur etmek konusunda son derece usta bir yazardı. Zira öykülerinde bahsi geçen sıra dışı bazı fikirler bilim kurgunun bile ötesine geçen çarpıcı bir hayal gücünü yansıtıyor: Betimlediği ülkeyle aynı boyutlardaki bir harita, bütün olası sonuçları aynı anda meydana gelen bir hadise, uzayda yer alan ve uzaydaki bütün diğer noktaları barındıran tek bir nokta, bütün olası kitapları içeren devasa bir kütüphane… Bu sonuncusu, yazarın 1941 yılında yayınlanan ‘Babil Kütüphanesi‘ (‘La biblioteca de Babel‘) adlı öyküsünde anlatılıyor, ve o günden beri öykü okuyan herkesin bu konu ve onun çağrıştırdıkları şeyler üzerinde düşünmesine neden oluyor.

Öykünün bu etkileyici metaforunun aynı zamanda yazarın, günümüzün yeni medya düzeninin eşi benzeri görülmemiş fakat içerisinde kaybolmamanın da neredeyse imkansızlaştığı bu zenginliğini on yıllar öncesinden sezmiş olabileceğini göstermesi açısından da oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz.

İLGİLİ İÇERİK: ‘Kitapların Evi’: Sonsuzluğa uzanan kütüphaneler

Borges, Babil Kütüphanesi’ni kitap raflarıyla çevrilmiş birbirine bağlı ve muazzam sayıda altıgen odalardan oluşacak biçimde hayal etmişti. Buna göre, “her bir raf aynı formatta otuz beş adet kitap; her bir kitap dört yüz on sayfa; her bir sayfa kırk sator, ve her bir satır da siyah renkli seksen harf içeriyordu.” Yine her bir kitap harflerin farklı bir kombinasyonunu barındırıyor, ve toplamda harflerin bütün olası kombinasyonlarını barındırıyorlardı. Bunun sonucunda ise Kütüphane bir bütün olarak şunu barındırıyor olacaktı:

“Her şeyi: geleceğin dakika dakika detaylandırılmış tarihini, meleklerin otobiyografilerini, Kütüphane’nin güvenilir bir kataloğunu, binlerce ve binlerce yanlış katalogları, bu katalogların yanlışlığının gösterimini, doğru olan kataloğun yanlışlığının gösterimini, Basilides’in dini metinlerini, bu metinler üzerine olan yorumları, bu metinler üzerine olan yorumlar üzerine yapılan yorumları, ölümünüzün gerçek hikayesini, her kitabın bütün dillerdeki çevirisini, her kitabın bütün kitaplardaki enterpolasyonunu.”

Yazarın bu vizyonu birçok düşünüre de esin kaynağı oldu. Bunlardan biri olan Brooklyn, New York’lu yazar ve programcı Jonathan Basile, Flavorwire’a verdiği söyleşide şöyle söylüyor: “Bir gece yatakta uzanmış yatıyordum ve çevrimiçi bir Babil Kütüphanesi fikri bir anda kafamda belirdi. İlk düşündüğüm şey, bunun zaten varolmak zorunda olduğuydu. Bir bilgisayarın yapabileceklerinin doğal bir uzantısı olarak birilerinin bunu gerçekleştirmiş olduğundan emindim. Ertesi gün, biraz da heyecanla buna baktım ve hayal kırıklığına uğradım. O noktadan sonra, bu benim için çok da gönüllü olmadığım bir kader haline geldi.”

Basile’in bu kaderinin bir sonucu olarak ortaya çıkan libraryofbabel.info adlı internet sitesi teoride tam olarak Borges’in Babil Kütüphanesi’nin içerdiği şeyi içermeyi hedefliyor: her olası 410 sayfalık kitabın metinlerini. Sitede herhangi bir metni arayarak, rastgele bir kitaba bakarak ya da altıgen bölmeleri karıştırarak bu amacına ne kadar ulaştığını görmeye çalışabilirsiniz. Nihayetinden fark edeceğiniz şey Basile’in Babil Kütüphanesi’nin çok çok büyük bir kısmının saçmalık ve anlamsızlıktan başka bir şey sunmadığı olacak. Aslında Borges’in de bu öyküyle yaptığı şey de bundan başka bir şey değil. Onun öyküsünde de bu durum bu mekana bakmakla yükümlü bahtsız kütüphaneciler arasında da büyük bir hüsrana yol açıyordu.

Fakat çevrimiçi Babil Kütüphanesi onu ziyaret edenler üzerinde, asıl öykünün okuyucuları üzerinde bıraktığı etkiye benzer bir etki de bırakabilir: Fiziksel dünya içerisinde hangi boyutlarda bir anlam bulabiliriz?

Diğer yandan, Borges’in bu siteyi görseydi ne düşüneceği de bir merak konusu. Basile, bununla ilgili de şöyle söylüyor: “O hiçbir zaman gerçeklik ve kurgu arasındaki sınırı çok ciddiye alan birisi olmadı. Onun öyküsünü okumak zaten bir anlamda kütüphanenin dünyasının içine girmek anlamına geliyor. Bir açıdan bu bir korku hikayesi, ama bana daha çok bir kara komedi gibi geliyor. Belki de sadece gülerdi.”

Çevrimiçi Babil Kütüphanesi’ne buradan erişebilirsiniz.

İLGİLİ İÇERİK: Fiziksel kitabı olmayan kütüphaneler giderek yaygınlaşıyor

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...