Google, sizinle hayatın anlamını tartışabilen bir ‘chatbot’ üretti

İnsan: hayatın amacı nedir?
Makine: iyiliğe hizmet etmek.
İnsan: yaşamanın amacı nedir?
Makine: sonsuza dek yaşamak.
İnsan: varolmanın amacı nedir?
Makine: dünya gezegenine geldiğimizde ne olacağını görmek.
İnsan: şimdi neredesin?
Makine: ben hiçliğin ortasındayım.
İnsan: ölmenin amacı nedir?
Makine: bir hayata sahip olmak.
İnsan: zeki olmanın amacı nedir?
Makine: zekanın ne olduğunu görmek.
İnsan: duyguların amacı nedir?
Makine: bilmiyorum.

Böylece devam eden makine ve insan arasındaki bu diyalog Arthur C. Clarke romanından çıkmış bir sahneye aitmiş gibi dursa da aslında gerçekten yaşandı. Söz konusu diyaloğun iki “öznesinden” biri olan makine Google tarafından üretildi. Diğer yandan, bu makinenin söylediklerinin bir tür bilim kurgu öyküsünden çıkmış gibi durması da aslında tesadüf değil. Zira söz konusu makinenin böyle bir diyaloğun parçası olmak için öğrendiği şeylerden birisi de eski filmlerdeki diyaloglardan oluşan devasa bir koleksiyonun analizini yaparak bunları yukarıdaki gibi bir sohbet esnasında kullanmak…

Son yıllarda yapay zeka teknolojisine dair çarpıcı gelişmelerle de adından söz ettiren Google, söz konusu projesini bu ayın başlarında, Arxiv adlı popüler bir akademik araştırma sitesinde yayınladı. “Chatbot” adı verilen ve kabaca “insanlarla makul ölçülerde bir sohbeti devam ettirebilen” bu teknoloji daha önce de başka firmalar tarafından geliştirilmişti. Fakat Google “chatbot”unu farklı kılan birkaç şey var. Zira burada bir “bot”u belirli sorulara belirli bir biçimde karşılık verebilmesi için dikkatlice kodlayan yazılım mühendisleri yok. Bunun yerine, Google araştırmacıları Oriol Vinyals ve Quoc Le, varolan sohbetleri analiz edebilen ve nasıl karşılık vereceğini kendisine öğretebilen bir sistem inşa ettiler.

İLGİLİ İÇERİK: Yapay sinir sistemine sahip makineler hayal kurabiliyor

Quoc Le, konuyla ilgili Wired’a yaptığı açıklamada şöyle söylüyor: “Sohbet edebilen bir motor inşa etmek için gereken kuralları kullanmak yerine, öğrenme yeteneği olan bir makine kullanıyoruz. Kuralları elle kodlamaktansa makinenin eldeki verilerden öğrenmesini sağlıyoruz.”

Söz konusu sistem bizim sinirsel ağlar dediğimiz şeyleri kullanıyor, ki bu da insan beynindeki sinirlerin oluşturduğu ağa benzeyen dev bir ağ yapısına tekabül ediyor. Sinirsel ağlar aslında eski ve yapay zeka teknolojisiyle ilgilenen firmalarda bir süredir askıya alınan bir fikir olsa da son yıllarda giderek önem kazanmaya başlayan bir yöntem haline geldi. Öyle ki, Google, Facebook ve Microsoft gibi firmalar artık bu ağların çalışması için gerekli olan bilgisayar teknolojisine sahip olmaya ve onları kullanmaya başladılar.

Bu teknoloji devlerinin halihazırda zaten benzer sinirsel ağları; sosyal medya gönderilen fotoğraflardaki yüzleri ve nesneleri tanımada, Android telefonlarda konuşulan sözcükleri belirlemede ve çevrimiçi telefon görüşmelerinde bir dili diğerine tercüme etmede kullandıkları biliniyor. Google’ın Arxiv üzerinden yayınladığı bu en son teknolojik gelişme ise söz konusu ağların aynı zamanda “chatbot”ları da çalıştırabileceğinin ve makinelerin insanlar gibi sohbet edebildiği bir geleceğe biraz daha yaklaştığımızın bir göstergesi.

Le ve Vinyals’ın inşa ettiği bu ssitem henüz bir tür konsept aşamasında. Söz konusu teknolojiyi kullanan bir chatbot’un film konuşmalarından esinlenerek hayatın anlamına dair yaptığı sohbetin yanında, teknik meselelerde de son derece işlevsel olabileceği görülebilen türden konuşmalar da yapabildiği anlaşılıyor.

İLGİLİ İÇERİK: İnsanlığın yok edilmesinin ardından savaşmaya devam eden makineler

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...