Laboratuvar ortamında ‘neredeyse tam’ bir insan beyni geliştirildi

ABD’deki Ohio Devlet Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı bir açıklamaya göre, tarihte ilk defa bir laboratuvar ortamında neredeyse tamamen biçimlenmiş bir insan beyni üretildi. Bu önemli bilimsel gelişmeye imza atan ekip, bu yolla nörolojik hastalıklara dair anlayışımızın temelden değişebileceğini tahmin ediyor.

Laboratuvar ortamında elde edilen ve henüz beş haftalık bir fetusu andıran söz konusu minyatür beyin aslında bir bilince sahip değil. Fakat yine, söz konusu beyin formunun bu haliyle bile konuyla ilgili çeşitli hastalıklar üzerinde çalışmalar yapan bilim insanlarına büyük yardımı olacağı düşünülüyor. Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklara dair ilaçların test edilebilmesi için kullanılabileceği düşünülen bu beyin formu, söz konusu hastalıklar beyin gelişiminin erken evresinde oluşan bölümleri etkilediği için de bu testler için aslında oldukça ideal.

İLGİLİ İÇERİK: Yapay sinir sistemine sahip makineler hayal kurabiliyor

Ortalama bir kurşun kalem silgisinin boyutlarında olduğu belirtilen söz konusu beyin, yetişkin insanların deri hücrelerinden yararlanılarak elde edildi. Ohio Devlet Üniversitesi’nden Rene Anand, Florida’daki Askeri Sağlık Sistemleri Araştırmaları Sempozyumu’nda yaptığı sunumda söz konusu beyni şimdiye kadar geliştirilmiş en eksiksiz insan beyni modeli olarak nitelendirdi.

Fotoğraf: Ohio State University

Fotoğraf: Ohio State University

Tam bir beyni laboratuvar ortamında yetiştirmek için daha önce yapılan girişimlerde dokuz haftalık fetuslardaki küçük organlara benzeyen yapılar elde edilse de, bu “beyinsel organların” eksiksiz olmadığı ve beynin yalnızca belirli bölümlerini içerdiği belirtiliyor. Anand ise, söz konusu çalışmayla “bütün bir beyni en başından yetiştirdiklerini” ifade ediyor.

Anand ve ekip arkadaşlarının gerçekleştirdikleri çalışma sonucunda beynin çeşitli hücre türlerinin ve genlerin % 99’unun yeniden üretildiği öne sürülüyor. Buna göre, bu ekibin ürettiği beyin de tıpkı her insanda bulunan beyinde olduğu gibi bir omurilik, sinyalizasyon sistemi ve bir retinaya sahip.

The Guardian’da yer alan habere göre, Anand, bu çalışmaya dair herhangi bir etik kaygının söz konusu olmadığını şu sözlerle ifade ediyor: “Elimizde bu beyine giren hiçbir duyusal uyaran yok. Dolayısıyla bu beyin hiçbir biçimde düşünmüyor.”

Yine The Guardian’daki yazıda belirtildiğine göre, konuyla ilgili açıklama yapan birçok araştırmacı da, söz konusu çalışmanın niteliği hakkında bir yargıda bulunmanın zor olduğunu, zira şu aşamada patent meseleleri yüzünden Anand’ın çalışmaya dair yeterince veriyi kamuoyuyla paylaşmadığını ifade ediyor. Konuyla ilgili araştırmalar yapan diğer bilim insanlarının birçoğu, söz konusu çalışmayı gerçekleştiren ekibin; herhangi bir bilimsel incelemeye tabii tutulmadan bu bilgiyi basınla paylaşmasından da hoşnut değil.

Çalışmanın arkasındaki ekibin, bu beyni şimdilik askeri araştırmalar için kullanmaya odaklanacağı ve travma sonrası stres bozukluğu ve travmatik beyin hasarlarını anlamaya çalışacakları belirtiliyor.

Krang, "Ninja Kaplumbağalar"

Krang, “Ninja Kaplumbağalar”

İLGİLİ İÇERİK: Bitkiler düşündüğümüzden çok daha zeki olabilir

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...