Gezegenimizden muazzam yoğunlukta karanlık madde ‘iplikleri’ filizleniyor olabilir

Kaliforniya, ABD’de yer alan, NASA tarafından yönetilen bir araştırma merkezi olan Jet Propulsion Laboratory’deki (JPL) bir grup bilim insanının yaptığı araştırmanın ardından ulaşılan sonuçlar, karanlık madde filamanlarına ait ince iplik benzeri yapıların Dünya ve Jüpiter gibi büyük gezegensel yapılar üzerinden yayıldığını gösteriyor.

New Scientist’te yayınlanan bir makalede, söz konusu araştırma ekibinden Gary Prézeau, bu durumu şöyle açıklıyor: “Karanlık maddenin varlığının kanıtı artık reddedilemez bir biçimde ortaya çıktıkça, hem doğrudan hem de dolaylı olarak yapılan gözlemler üzerinden onun doğasını ve etkileşimlerini anlamak ve yine karanlık maddeyi tanımlayabilmek giderek gelişen bir araştırma alanı haline geldi.”

İLGİLİ İÇERİK: Karanlık madde her 30 milyon yılda bir dünya üzerinde kaosa nasıl yol açıyor?

Elbette, karanlık maddeyi tanımlayabilmek halen son derece zor bir iş. Zira, henüz hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz ve evrenin neredeyse yüzde 85’ini oluşturduğunu tahmin ettiğimiz maddenin bu formu şimdiye dek doğrudan tanımlanamadı. Bunun en önemli nedeni, karanlık maddenin ışığı yayma ya da absorbe etme gibi bir özelliğinin olmaması. Diğer yandan bilim dünyasında ortaya atılan son hipotezlerden birine göre karanlık madde bizim görülebilir evrenimizle yerçekimi üzerinden etkileşime girebiliyor. Bu yüzden, onun kendisini hale, disk gibi şekiller ve çeşitli akıntı biçimleri olarak açığa çıkardığı tahmin ediliyor.

Karanlık madde ve özellikle de onun gezegenler gibi yoğun yapılar etrafındaki varlığı hakkında daha fazla bilgi elde edebilmek için bir dizi simülasyon gerçekleştiren Prézeau’nun bu çalışması New Scientist’teki makalede şöyle açıklanıyor:

“Prézeau, bir karanlık madde akışının Dünya gibi bir gezegeni delip geçtiğinde ne olacağını merak etti. Gezegenin yerçekiminin parçacıkların yörüngelerini eğeceğini ve bir noktaya kadar onlar üzerinde etkisini devam ettireceğini hesapladı. Buna göre bu çekimsel etki, Dünya’nın çekirdeğini geçen bir eksen boyunca karanlık maddenin üzerinde yoğunlaşacaktı. Ve söz konusu etki merkez noktasında her zamankinin bir milyar katı kadar yoğunluklara ulaşacaktı.”

Karanlık madde akışının bir simülasyonu / Görsel: Oliver Hahn, Tom Abel, Ralf Kaehler/Stanford

Karanlık madde akışının bir simülasyonu / Görsel: Oliver Hahn, Tom Abel, Ralf Kaehler/Stanford

Bu da şu anlama geliyor, eğer Prézeau haklıysa, karanlık maddenin, merkez noktasındaki bu “kökü”, Dünya’dan bir milyon kadar uzağa (ki bu Ay’ın çok ötesine giden bir mesafe) kadar genişleyebiliyor. Ve bizler de aslında bunun yakınlarında bir yerlerde inşa edeceğimiz uzayda yer alan bir tür detektör aracılığıyla onu tanımlayabiliriz. Aynı şeyi yalnızca Dünya’nın çevresinde değil Jüpiter ve Satürn gibi daha büyük gezegenlerin çevresinde de gerçekleştirebiliriz.

Gezegenlerin etrafında karanlık maddenin bir parçası olan bu “ince ipliklerin” keşfinin hem astronomi hem de kozmoloji için muazzam bir olay olacağını ifade eden Prézeau, bunun karanlık madde ve gezegen çalışmalarında da yeni bir sayfa açacağını belirtiyor.

Prézeau’nun çalışmasına dair daha detaylı bilgilere bu adresten erişebilirsiniz.

İLGİLİ İÇERİK: Karanlık maddenin gizemini daha da artıran yeni bulgular

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...