‘Cesur Yeni Dünya’ sahneye uyarlanıyor

Aldous Huxley‘nin, 1932 tarihli başyapıtı Brave New World (Cesur Yeni Dünya) İngiltere’de Royal & Derngate ve Northampton and Touring Consortium Theater Company arasında yapılan bir işbirliğiyle bir müzikale dönüştürülerek sahneye uyarlanıyor. Huxley’nin çığır açan romanını temel alan ve Dawn King tarafından sahneye uyarlanan müzikal, İngiltere’nin diğer şehirlerini dolaşmaya başlamadan önce ilk olarak Northampton’da seyircilerle buluşacak. Kadrosunda Abigail McKern, William Postlethwaite, Gruffudd Glyn, Olivia Morgan, Scott Karim ve Sophie Ward gibi isimlerin yer alacağı yapım için yayınlanan tanıtım metninde şu ifadelere yer veriliyor:

“Genetik olarak düzenlenmiş bir sınıf sisteminin dünyaya nihayetinde düzen ve denge getirdiği bir geleceğe hoş geldiniz. Bu Cesur Yeni Dünya‘da aile, din ya da savaşlar yok. Sevgi ve sanatın yerini de şehvet ve zevk almış durumda. İnsanlar güvende, sağlıklılar ve ölümden korkmuyorlar. İstediklerini elde ediyorlar, ve elde edemeyeceklerini de asla istemiyorlar. Artık herkes mutlu.

Bu denge tehdit edildiğinde, genç bir kadın aşk acısının ne olduğunu öğreniyor ve genç bir adam da acıya olan aşka teslim oluyor.”

Söz konusu müzikalin belki de en az kendisi kadar heyecan verici olan bir diğer gelişme de Brave New World‘un bu sahne uyarlamasının müziklerinde Massive Attack’tan 3D ve These New Puritans grubunun da imzasının olacak olması. Alınan haberlere göre, belirttiğimiz bu isimler uyarlamanın müziklerini hazırlamak için Sovyetler Birliği döneminden kalma eski bir stüdyoya girmişler.

İLGİLİ İÇERİK: ‘1984’ün karanlık atmosferini yeniden yorumlayan illüstrasyonlar

İlk olarak 1932’de yayınlanan ve bilim kurgu edebiyatının kilometre taşlarından biri olan Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya‘sı bütün bir 20. yüzyılın da en önemli romanları arasında yer alıyor. Üretim ve tüketim döngüsüne dayalı teknoloji, psikolojik manipülasyon ve davranış kontrolü gibi alanlarda öngördüğü gelişmeler üzerine temellendirdiği öyküsü, 600 yıl sonra, insan yaşamının neredeyse tamamen endüstrileştirildiği bir gelecekte geçiyor. İnsanların bir laboratuvar ortamında yaratılarak sıkı bir kast sistemi için koşullandırıldıkları bu Dünya Devleti’nin motto’su ise şu: “Cemaat, Özdeşlik, İstikrar.” Bu gelecekte, tek eşlilik, aile birimi ve ‘doğal’ doğum süreci korkutucu ve doğal olmayan şeyler olarak görülürken, materyal konfor ve çeşitli ilaçlar ve farklı tekniklerle sağlanan fiziksel zevklerin toplum için en yararlı şeyler oldukları düşünülüyor.

İLGİLİ İÇERİK: Godard’ın distopik bilim kurgu klasiği ‘Alphaville’ 50 yaşında

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...