Zero sergisi ‘geleceğe geri sayım’ için İstanbul’da

Geçtiğimiz yıllarda düzenlediği sergilerle Dali, Rodin, Miro ve Monet gibi sanat tarihinin en önemli isimlerinden bazılarının eserlerini ziyaretçilerle buluşturan Sakıp Sabancı Müzesi, bu defa 20. yüzyılın son dönemlerine damgasını vuran bir sanat akımına ev sahipliği yapıyor. 2 Eylül’de açılışı yapılacak olan Zero sergisi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan umutsuz duruma bir başkaldırı niteliği taşıyan bir sanat akımı olan Zero’yu konu ediniyor. Akbank Sanat’ın katkılarıyla gerçekleştirilecek olan etkinlikte söz konusu akımın kurucuları Heinz Mack, Otto Piene, Günther Uecker ve yine bu akıma dahil olan diğer sanatçılara ait 100’ün üzerindeki eser 10 Ocak 2016 tarihine kadar ziyaretçileri bekliyor olacak.

Adını, Heinz Mack tarafından kurulan ve 1957’de yayın hayatına başlayan bir sanat dergisinden alan Zero, sözcüğü bir tür akıma dönüşmesinin ardından, Otto Piene tarafından şöyle tanımlandı: “Bir sessizlik alanı ve yeni bir başlangıca dair saf olasılıklar”. Sanatın bir renk, duygu ve bireysel ifade boşluğu olduğunu savunduğu için Zero’nun birçok sanat tarihçisi tarafından Soyut Dışavurumculuk akımına dair bir tepki olarak yorumlanıyor. Diğer yandan Zero akımına dahil olan birçok sanatçının da Nouveau réalisme (Yeni Gerçekçilik), Arte Povera (Yoksul Sanat), Minimalizm, Op Art ve Kinetic Art gibi diğer sanat akımlarıyla bağlantıları olduğu biliniyor.

zero sergi

Bir sanat akımı olduğu kadar bir tür düşünce biçimi olarak da yorumlanan Zero, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’da doğsa da, aslında herhangi bir zaman ve mekanla sınırlı olmadığı için günümüzdeki sanatçıları da etkilemeye devam ediyor. Savaşla birlikte dünyanın yaşadığı yıkımdan sonra bir yenilenme ihtiyacından yola çıkan Zero akımının sanatçıları en başa dönerek sıfırdan başlamak, yeni bir bakışla düşünülmeyen kavramlar üzerinden yaratmayı hedefliyor. Asıl amaçları ünlü olup büyük ve önemli bir sanat eseri üretmek değil, sanatı bir gerçek bir iletişim aracı ve bir umut olarak kullanmak olan Zero sanatçıları ışık, ses ve hareketle ürettikleri bu eserlerde oldukça yenilikçi işlere imza atıyorlar.

zero sergisi

Kurucularının yanında, sonradan bu akıma dahil olmuş Yves Klein, Piero Manzoni ve Lucio Fontana gibi önemli sanatçıların çeşitli tekniklerle oluşturdukları 100’den fazla eseri biraraya getirecek olan serginin küratörü ise ZERO Vakfı Yöneticisi Mattijs Visser. Konuyla ilgili Milliyet Sanat’ta yayınlanan söyleşisinde “İstanbul sergisi için az sayıda sanatçıyı ama olabildiğince çok eseri göstermeyi tercih ettiklerini” belirten Visser, şöyle devam ediyor: “Bu sergiyi yapma sebeplerimizden biri Zero’nun düşünce şeklini göstermek. Farklılıklara açık ve tutkulu olmak, sanat piyasasıyla ilgili düşünmek yerine sanatın iletişim kurmakla alakalı olduğunu düşünebilmek… Bu, bugünlerde kesinlikle eksik olan bir şey… Zero, asla imkansıza ulaşmayı isteyen umutsuz insanların işi değildi. Gökyüzünü boyamak, gökyüzüne sanat eserleri koymak, gökyüzünü paletleri yapmak istiyorlardı.”

zero sergi 2

Lucio Fontana - Natura I - Sammlung Rira

Lucio Fontana – Natura I – Sammlung Rira

Heinz Mack - Weisser Rotor, 1958 - Studio Heinz Mack

Heinz Mack – Weisser Rotor, 1958 – Studio Heinz Mack

Zero akımı ve sergiye dair daha fazla ayrıntıya bu adresten erişebilirsiniz.

Written by

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...