Ormandaki en ufak seslerin bile duyulmasını sağlayan dev ahşap megafonlar

“Bir ormanda etrafta onu duyabilecek hiç kimse yokken, bir ağaç yere düşerse ses çıkarır mı?” Duyulara dayanan deneyimlerimiz ve gerçekliğe dair bilgimiz hakkında birçok sorunun yükselmesine neden olan en ünlü felsefi düşünce deneylerinden biri olan bu durum, felsefeye ilgi duyan hemen hemen herkesin en azından bir defa üzerinde düşündüğü meselelerden biri olmuştur. Elbette, söz konusu felsefi sorun herhangi bir deney ya da gözlemle çözümlenemeyecek kadar metafizik bir düzlemde yer alsa da, doğanın seslerinin daha iyi nasıl duyulabileceği sorunu yine de gündelik yaşamımızın ve fiziksel gerçekleğimizin doğrudan bir parçası.

Estonya Sanat Akademisi‘nden bir grup iç mimarlık öğrencisi tarafından tasarlanan devasa ahşap mikrofonlar; etrafta onu algılayabilecek herhangi bir öznenin olmadığı durumlarda yere düşen ağaçların gerçekten ses çıkarıp çıkarmadığına bir cevap bulmamıza olanak tanıyamasa da, doğanın dinginlik verici seslerinin şimdiye dek hiç olmadığı kadar bütün ayrıntıları ve derinliğiyle duymamızı sağlıyor. Söz konusu ses-yükseltici özellikteki yerleştirmeler Estonya’nın Devlet Orman Yönetim Merkezi’nin (RMK) yakınlarında yer alan pähni doğa merkezinde bulunuyor. Bu bölge, oraya gelen ziyaretçilere bu üç megafonun olukları içinde kendilerini doğanın ritmine bırakıp, yaprakların düşüşünden kuşların en ufak hareketlerine kadar hem yakınlarındaki hem de uzaklardaki birçok sesi dinlemelerine olanak tanıyor.

İLGİLİ İÇERİK: Sakinlerini hava ve ses kirliliğinden koruyan ‘ağaç apartman’

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Estonya kültürünün çok büyük bir kısmının ormanlarla bağlantılı olduğunu belirten yazar Valdur Mikita, The Colossal sitesine yaptığı açıklamada bu yerleştirmelerle ilgili şuları söylüyor: “Dinlemek, doğanın akustik kitabında gezinmek için harika bir yer burası; Estonya’da gerçekten şimdiye dek hiç böyle bir yer olmamıştı.”

İç mimar Hannes Praks’a göre, üç metre çapındaki bu megafonlar etraflarındaki çevre için bir tür “orkestra” işlevi görüyor: “Bu üç megafonu öyle bir uzaklığa ve öyle bir açıya yerleştireceğiz ki, bu yerleştirmenin merkezinde, her üç yönden beslenen bu ses, her yanı kuşatan eşsiz bir etki yaratacak.

Söz konusu yerleştirmelerin yalnızca bireysel meditasyonlar için değil, belirli etkinlikler ve geceyi ormanda geçirmek isteyenler için, hiçbir ücretin talep edilmediği güvenli ve işlevsel yapılar olarak da düzenleneceği belirtiliyor.

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

Fotoğraf: Tõnu Tunnel

İLGİLİ İÇERİK: ‘Kadim Ağaçlar’: Dünyanın en görkemli ağaçlarının izini süren 14 yıllık macera

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...