Gılgamış Destanı’na ait yeni dizeler bulundu

Irak’ta keşfedilen yeni bir kil tablette, tarihteki en eski yazılı destan olarak nitelendirilen Gılgamış Destanı‘na ait bazı dizeler bulunduğu anlaşıldı. Söz konusu bu yeni bölümde, Uruk Kralı Gılgamış ve onu korumakla görevli olan Enkidu’nun Cedar ormanında Humbaba adlı bir devi yenmelerinin öyküsüne yer veriliyor. Bu ormanın nasıl göründüğüne dair birçok detayın da bulunduğu yeni tablet, Gılgamış Destanı’na 20 satır daha eklemiş oluyor.

Yeni dizelerde, destanın diğer bölümlerinde yer alan ayrıntılara da çeşitli göndermeler bulunuyor. Örneğin, Gılgamış’la birlikte Humbaba adlı devi öldürtükten ve ormanı tahrip ettikten sonra Enkidu’nun pişmanlık duyduğu, zira ikisinin çocukluk arkadaşı olduklarından bahsediliyor.

Bu yeni dizelere Irak’taki Süleymaniye Müzesi ve bir kaçakçı arasında gerçekleşen pazarlık neticesinde ortaya çıkan tabletler aracılığıyla ulaşıldı. Süleymaniye Müzesi’nin, ABD’nin Irak işgali süresince antik şehirler ve müzelerde kaybolan tarihi eserleri yeniden ortaya çıkarmak için tarihi eser kaçakçılarıyla gizli görüşmeler yürüttüğü biliniyor.

Söz konusu metinlerin çevrilmesi çalışmalarında da görev alan Londra Üniversitesi Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Okulu’nda görev alan araştırmacı Andrew George, yeni dizeler hakkında şunları söylüyor:

“Gılgamış ve Enkidu Babil’deki evlerine ulaşmak için Cedar ormanından geçip orayı tahrip ediyorlar, ve bu yeni metinler de Enkidu’nun söz konusu ormanı bir harabeye çevirmenin son derece kötü bir şey olduğunu ve bunun tanrıları üzeceğini fark edişine dair bazı ifadeler içeriyor gibi görünüyor.”

Gılgamış Destanı‘nın, T.1447 kod numarasıyla sınıflandırılan bu yeni tableti halihazırda Irak’taki yeni evi Süleymaniye Müzesi’nde tutuluyor.

yeni gılgamış tableti

Gılgamış Destanı’nın bir bölümünün üzerine kazınmış olduğu kil tablet. Söz konusu tabletin Irak’taki müzeye satılmadan önce, bölgedeki bir tarihi alandan çalındığı tahmin ediliyor. Fotoğraf: Farouk Al-Rawi

GILGAMIŞ DESTANI

Gılgamış Destanı, antik dönemlerdeki Babylon şehrinde kurulmuş olan Uruk ülkesinin kralı Gılgamış’ın öyküsünü anlatır. Gılgamış macerasına, Tanrılar tarafından Gılgamış’ı öldürmesi ve kendi halkına yaptığı zulmü durdurması için yaratılan Enkidu’yla karşı karşıya gelmesiyle başlar. İki adam ilk kavganın ardından arkadaş olurlar ve birlikte uzak diyarlara doğru, karşılarına çıkan canavarları mağlup ettikleri yeni maceralara çıkarlar.

Söz konusu öykü tarihteki ilk büyük edebiyat eseri olarak da değerlendiriliyor. Destanın, antik tabletlere kazınmış olan bölümleri, yıllar içerisinde keşfedilip kurtarılarak biraraya getirilen fragmanlardan oluşan bir öyküyü meydana getiriyor. Söz konusu öykünün izleri İ.Ö. 18. yüzyıla kadar sürülebiliyor. Gılgamış Destanı’nın en güncel hali, antik bir Mezopotamya şehri olan Nineveh’te, 1853 yılında keşfedilen tabletlerle oluşturulmuştu.

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...