Paris’teki iklim zirvesinde varılan anlaşma gerçekten bir dönüm noktası olacak mı?

Paris’te bir hafta süren iklim zirvesindeki görüşmelerin ardından, yaklaşık 200 ülkeden oluşan koalisyon nihayet bir tür dönüm noktası olarak nitelendirilen iklim paketi üzerinde anlaşmaya vardılar. Söz konusu anlaşmayla birlikte iklim değişikiğine karşı mücadele için bir araya gelen dünya hükümetlerinin organize bir biçimde karbon yakıt tüketiminde büyük ölçüde frenleyeceği belirtiliyor.

Alınacak önlemlerle birlikte dünyanın atmosferindeki sıcaklık artışının 2 dereceyle sınırlandırılması amaçlanıyor. Daha gözüpek bir hedef ise söz konusu artışın yakın gelecekte 1,5 dereceyle sınırlandırılması yönünde. İklim uzmanları sıcaklık artışlarının bu derecelerle sınırlandırılmasının iklim değişikliğinin en kötü bazı etkilerinin önüne geçilmesini sağlayacağını düşünüyor.

Fotoğraf: Chloe Aldenhoven/ABC News

Fotoğraf: Chloe Aldenhoven/ABC News

New York Times’da yer alan habere göre, her bir ülke karbon emisyonunu azaltmak adına uygulayacağı tekil planların yanında 2020 yılında güncellenecek emisyon standartlarına da uymak durumunda kalacak. Söz konusu standartlar sonrasında her beş yılda bir daha da sıkılaştırılacak.

Anlaşmanın uyandırdığı olumlu yankıların yanında bu önlemlerin yeterli olmadığını düşünenler de var. Örneğin birçok kişi söz konusu tasarıyı iklim değişikliğinin halihazırda neden olduğu hasarlar için “sorumluluk ya da tazminat” olanağının içermediği için eleştiriyor. Zira iklim görüşmelerine dair beklentiler arasında büyük ölçeklerde emisyona neden olan ülkelerin bu yüzden zarar gören daha küçük ülkelere geriye dönük bir biçimde ödemeler yapması da yer alıyordu.

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...