Dünyaya düşen Suriyeli: Uzayda kozmonot, dünyada mülteci

Uzun yıllardır devam eden iç savaşın etkisiyle ülkelerini terk edip başka ülkelere göç etmek zorunda kalan Suriyeliler arasında yalnızca Suriye için değil bütün bir insanlık için emek veren, tarihsel açıdan büyük işlere imza atan kişiler de yer alıyor. “Arap dünyasının Neil Armstrong’u” olarak bilinen ve şu anda İstanbul’un Fatih ilçesindeki bir evde yaşayan Muhammed Faris de bunlardan biri.

Daha önce bir savaş pilotu, Hafız Esat rejimin askeri danışmanı gibi görevlerde bulunan ve uzaya çıkan ilk Suriyeli ünvanını da taşıyan Faris son yıllarda bir mülteci olarak geçmişteki bütün bu zor görevlerinden daha zorlu bir sınavla karşı karşıya.

Suriye’de adına açılan bir okul, havalimanı ve yollar olduğu belirtilen Muhammed Faris ülkenin aslında ulusal kahramanlarından biri. Mevcut çalışma ofisindeki duvarları da uzay uçuşunu başarıyla tamamladığı için verilen madalyalar süslüyor. Faris, doğduşu şehir Halep’ten yüzlerce kilometre uzakta ülkesindeki demokratik değişim için “sözcüklerle, silahlarla değil” sloganıyla kampanya yürütmeye devam ediyor.

İLGİLİ İÇERİK: Suriye’deki iç savaş yüzünden ‘kıyamet mahzeni’ ilk defa açıldı

suriyeli kozmonot muhammed faris

Fotoğraf: Emre Rende / The Guardian

Suriye ve Sovyetler Birliği arasında birçok alandaki güçlü işbirliğinin bir sonucu olarak, 1985 yılında Rusya’daki Yuri Gagarin Kozmont Eğitim Merkezi’nde eğitim gören 60 Suriyeli adaydan biri olan Faris biraz da şansının yardımıyla uzay uçuşu için seçilmeyi başarmış ve 1987’de MIR uzay istasyonuna yolculuk eden ekibin arasında yer almış.

 

The Guardian’a konuşan Faris, bilimsel deneyler gerçekleştirdiği ve ülkesini de uzaydan fotoğrafladığı bu yedi gün, 23 saat ve beş dakikalık uzay uçuşunun hayatını değiştirdiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Dünyayı bir bütün olarak pencerenizden görebildiğinizde artık ne biz ve onlar, ne de politika var.” Uzayda olduğu günlerde ordudan ayrılmaya karar veren Faris, halkını kendisine verilmiş olan bu ayrıcalığı onlara da aktarabilmek için bilim ve astronomi alanında eğitmeyi misyon edinmiş.

Faris, daha sonra dünyaya döndüğünde Hafız Esat’tan Suriye’de bir ulusal uzay ve bilim enstitüsü kurmasını talep etse de, Esat’ın buna yanıtı olumsuz olmuş. The Guardian’a verdiği demeçte, Esat’ın bir diktatör olduğunu ve halkının bilinçlenmesini istemediğini söyleyen Faris, söz konusu enstitü talebinin kabul edilmemesini de buna bağlıyor. Faris bunun yerine bir askeri okula öğretmen olarak atanmış ve genç savaş pilotu adaylarına uçuş eğitimi vermiş.

Hayalinin ülkesindeki bahçesinde oturup çocukların dışarıda bombaların korkusu olmadan oynadıklarını izlemek olduğunu belirten Faris, o günleri görebileceğine inanmaya devam ediyor. Suriye ve Orta Doğu’daki sorun için bir çözümü olmadığını söylese de, bunu dinin ya da silahların değil, umudun çözeceğini ifade ediyor. Suriye’nin 10 bin yıllık bir uygarlık olduğunu söyleyen Faris, daha kötülerini de gören bu uygarlığın hayatta kalmaya başaracağını söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Çok uzaktayken, dünya çok küçük görünüyorken, kalbimde gerçekten dünyada büyük bir değişim yapabileceğimi hisettim. Ama bu kolay olmadı.

Fotoğraf: SVF2/UIG via Getty Images

Fotoğraf: SVF2/UIG via Getty Images

suriyeli kozmonot 3

İLGİLİ İÇERİK: Savaştan önce Şam’daki hayatı anlatan çarpıcı bir kısa film

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...