Geleneksel kıyafetleriyle büyüleyici Kızılderili portreleri

Fotoğrafın elbette ânı bir anlamda öldüren bir teknolojik cihaz olduğu düşünülebilir. Özellikle günümüzde neredeyse gittiğimiz her yerde tanık olduğumuz her ilginiç şeyi ölümsüzleştirmek için kullandığımız akıllı telefonlar açısından bu durum çok daha geçerli. Diğer yandan, tarihsel ölçekte baktığımızda bugün artık görmemizin olanaksız olduğu birçok şeyin fotoğraflar sayesinde belgelenmiş olması da insanoğlunun bugünlere gelene dek hangi yollardan nasıl geçtiğini göstermesi açısından büyük bir şans.

Fotoğrafın geleceğe dair bir şeyler bırakma iddiasının bir gereği olarak, kamera karşısındayken hepimiz en iyi pozumuzu vermek isteriz. Zira fotoğrafın belgelediği şeylerin o andaki hali bizim de bütün bunları nasıl hatırlayacağımızı büyük oranda belirler. 1868-1952 yılları arasında yaşayan ve o zamanlar bir fotoğraf makinesine sahip olan şanslı azınlıktan biri olan Edward Shreiff Curtis de bugün bize tarihten birçok manzara sunan, 1800’lerin sonu ve 1930’lu yıllar arasında Amerikan Yerlilerine ait 40 binin üzerinde fotoğraf çekmiş.

Curtis’in bir Kızılderiliye ait ilk portresi 1895 tarihli. ABD şehirlerinden Seattle’a da adını veren güçlü bir Kızılderili şefi olan Si’ahl’ın kızı Prenses Angeline’e ait bir fotoğraf olan bu portre çekilmeden önce prenses para kazanmak amacıyla pazarda istiridye satıyormuş. Kendisinin bir fotoğrafını çekmek için teklif ettiği bir doları kabul etmesinin ardından Curtis’in uzun yıllar sürecek olan Kızılderili fotoğrafları macerası da böylece başlamış.

Curtis, o anı şöyle anlatıyor:

Bu teklif onu son derece memnun etti, ve hem el hareketleri hem de söyledikleriyle zamanını istiridyeleri oyarak geçirmektense fotoğraf çekilerek geçirmeyi tercih ettiğini ima etti.

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Bir rahibin oğlu olan Curtis, ailesinin Wisconsin’daki çiftliğinde dünyaya gelmiş. Ailesi Seattle’a taşındıktan sonra o da kardeşiyle birlikte bir fotoğraf stüdyosu açmış. Belki de babasının insanları Hıristiyanlığa döndürme gibi bir görevi olmasının da bir ters etkisiyle Edward Sheriff Curtis hayatının otuz yılını Amerikan Yerlilerini fotoğraflayarak geçirmiş. Zira o yıllarda Curtis, bu Kızılderililerin ve onların kültürlerinin yok olmanın eşiğinde olmasından gerçekten korkmuş:

Her yaşlı erkek ve kadının yanından geçip gitmek aynı zamanda bir geleneğin, bazı kutsal ayinlere ait başka hiç kimsenin sahip olmadığı bilgeliğin yanından geçip gitmek anlamına geliyordu. Bu da aslında, bütün bu bilgilerin olabildiğince gelecek nesillerin yararı için toplanması gerektiği ve bunun da insanoğlunun en harika soylarından birine ait bu yaşam biçimine duyulan saygıyla yapılması anlamına geliyordu. Bu bilgiler eğer hemen o an toplanıp korunmazsa sonsuza kadar kaybolacaktı.

Curtis, 80’i aşkın Kızılderili kabilesine ait 40 bin fotoğrafın yanında; Yerlilerin dili ve müziğine ait 10 bin adet ses kaydı, farklı kabile liderlerine, detaylı kostümlere, kıyafetlere, yemeklere, ritüellere ve kabile kültürüne ait biyografik eskizler de biriktirmiş. Bu belgelerin birçoğu bugün hala güçlü bir sesli gelenek korunmaya devam etse de elimizde kalan tek kayıtlı tarih olma özelliğini taşıyor.

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: Edward S. Curtis / National Geographic

Fotoğraf: “An Oasis in the Badlands” (1905). Credit Edward S. Curtis / Christopher Cardozo Fine Arts

Fotoğraf: “An Oasis in the Badlands” (1905). Credit Edward S. Curtis / Christopher Cardozo Fine Arts

Yazar:

Disiplinler ve kültürlerarası bir içerik deneyimi; en güncel felsefe, sanat, müzik, sinema, edebiyat, bilim ve teknoloji haberleri...