Sinemayla bütünleşmiş bir yaşam: Abbas Kiyarüstemi

İran Yeni Dalga Akımı’nın en başarılı temsilcilerinden, dünyaca ünlü yönetmen Abbas Kiyarüstemi 76 yaşında hayata veda etti.

Benim ifade biçimim tümüyle karmaşa ve gizemdir; çünkü hayatı böyle algılıyorum.

Mart ayında kanser teşhisi konulan ve tedavi için Fransa’da bulunan, İran Yeni Dalgası’nın en başarılı yönetmenlerinden Abbas Kiyarüstemi yaşama veda etti.

1940 yılında Tahran’da doğan ve 1970’ten itibaren sinema kariyerini yönetmen, senarist ve yapımcı olarak inşa eden Abbas Kiyarüstemi, Cannes Film Festivali’nin en büyük ödülü Altın Palmiye’yi kazanan tek İranlı yönetmen olma vasfını da taşıyor. Kısa film ve belgeseller de dahil olmak üzere 40’ın üzerinde filmde yönetmen ya da senarist olarak çalışan Kiyarüstemi, sinema dünyasındaki başarısını daha çok Köker Üçlemesi, Kirazın Tadı ve Rüzgar Bizi Sürükleyecek filmleriyle elde etti.

Kiyarüstemi’nin yalnızca isimlerine dikkat edildiğinde bile şiirden beslendikleri apaçık olan filmlerine şöyle bir göz atalım:

Kiyarüstemi

Fotoğraf: Arkadaşımın Evi Nerede?

Bir çocuğun kendisinde kalan defteri arkadaşına ulaştırmak için başka bir köye yaptığı yolculuğu konu alan 1987 yapımı Arkadaşımın Evi Nerede; 1990 İran Depremi’nden sonra Arkadaşımın Evi Nerede isimli filmindeki iki çocuğu bulmak için Köker’e doğru yola çıkan bir baba ile oğlunun hikâyesini konu alan 1992 yapımı Ve Yaşam Sürüyor; aynı filmdeki bir sahnenin çekimi esnasında yaşanan olayları konu alan 1994 yapımı Zeytin Ağaçları Altında filmleri eleştirmenler tarafından bir üçleme olarak nitelense de Kiyarüstemi bu filmlerin tek ortak özelliğinin aynı bölgede geçmiş olması olduğunu iddia etmiştir. Gerçek ile kurmaca arasındaki ayrımın zaman zaman dikkate değer biçimde ortadan kalktığı bu filmler, Kiyarüstemi’nin sinema dili hakkında büyük ipuçları da vermektedir.

Kiyarüstemi

Fotoğraf: Kirazın Tadı

İntihar ettikten sonra mezarına toprak atacak birini arayan bir adamın hikâyesini anlattığı 1997 yapımı Kirazın Tadı ise bir arabada geçmektedir. İran sinemasının popülerliğinde büyük pay sahibi olan Abbas Kiyarüstemi, bu filmi ile Altın Palmiye ödülünü kazanmıştır. Gereksiz ayrıntılardan uzak, minimal bir hikâye olarak seyreden Kirazın Tadı, yönetmenin belgesel tarzı sinemacılığının en başarılı örneklerindendir.

Şunu söylemeliyim: Apolitik film yoktur. Her film politika içerir. Toplumla ilgili tüm filmler, insan olmayı irdeleyen tüm filmler politikayla zorunlu olarak bağlantılıdır.

Yarı-belgesel biçimde çektiği 1990 yapımı Yakın Plan filmi de kurgu ile gerçeğin birbirinin içine geçtiği filmlerden biridir.  Kendisini İranlı yönetmen Muhsin Mahmelbaf olarak tanıtan ve bir aileden yeni filmi için para isteyen, yalanı ortaya çıktığında yargılanan bir adamın hikâyesini anlatan filmin mahkeme sahneleri kurmaca değildir. Film Tarantino, Scorsese, Werner Herzog ve “Sinema DW Griffith ile başladı; Kiyarüstemi ile bitti.” cümlesinin sahibi Jean-Luc Godard tarafından da övülmüştür.

Kiyarüstemi

Fotoğraf: Rüzgar Bizi Sürükleyecek

Şiirle örülmüş bir senaryosu olan ve İranlı şairlerin yaşam-ölüm ikiliğine ilişkin dizelerine sıkça yer verilen, hatta ismi de İranlı şair ve yönetmen Füruğ Ferruhzad’ın bir şiirinden alınan 1999 yapımı Rüzgâr Bizi Sürükleyecek, Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü ile FIPRESCI ödüllerini kazanmıştır.

Kiyarüstemi

Fotoğraf: Aslı Gibidir

Kiyarüstemi’nin 2008 yapımı filmi Aslı Gibidir, yönetmenin filmografisindeki diğer filmlerden biraz farklıdır. İran dışında, Farsça’dan farklı bir dille çekilen ve Juliette Binoche, William Shimell gibi ünlü isimlerin rol aldığı film, İran’da yasaklanmıştır.

Tek bir fotoğraf bir filmin sebebi olabilir. Sinemanın başladığı yer işte tam orasıdır, tek bir fotoğraf.

Kiyarüstemi

Fotoğraf: Abbas Kiyarüstemi

Fotoğrafçılığı da yönetmenliği kadar dikkate değer olan çok yönlü sanatçının fotoğraflarında taşra, insan ve doğa konuları ön plana çıkar. Hem bu yıl, hem de 2014 yılında Ankara ve İstanbul’u ziyaret eden sanatçının fotoğraflarına şu bağlantıdan göz atabilir, 9 Ocak 2016 tarihinde Ankara CerModern’de gerçekleştirilen söyleşisini de aşağıdan izleyebilirsiniz.

Yazar:

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde felsefe lisansını sürdürüyor. Müzik ve sinemayla ilgileniyor.