İstanbul’dan Berlin’e kuir bir yolculuk: ‘ğ – queer forms migrate’

Türkiye ve Avrupa arasındaki politik gerilimin arttığı şu günlerde Berlin’deki bir sergi, Türkiye’den Almanya’ya göçen kuir sanatçıların işlerini içeriyor.

12 farklı sanatçıdan eserlerin sergilendiği ve Berlin Schwule Museum’da gerçekleşen “ğ – the soft g” isimli sergi, politik gündeme aldırmaksızın Türkiye ve Almanya arasındaki kuir diyalogu araştırıyor. Mekânla sınırlı kalmayan sergi, Emre Busse ve Aykan Safoğlu’nun küratörlüğünde düzenleniyor.

Fatma Souad / Cihangir Gümüştürkmen / Sergide Ulaş & Koray Yılmaz-Günay’ın izniyle yer alıyor.

“Queer forms migrate” altbaşlığına sahip etkinlik, çoğunluğu Türkiye’de doğup sonrasında Almanya’ya göç etmiş kuir sanatçıların işleri üzerinden Almanya’nın Türkiyeli LGBTIQ topluluğun şekillenmesine doğrudan ya da dolaylı biçimde nasıl yardımcı olduğunu anlatıyor. Serginin küratörlerinden Emre Busse de İstanbul’da doğup Berlin’e göç eden sanatçılardan biri. Sergide Hollandalı, Kürt ve Singapurlu sanatçıların işleri de yer alıyor.

Koza / Mehtap Baydu / Sergide sanatçının izniyle yer alıyor.

Basın bülteninde yer alan açıklama şöyle:

“ğ – yumuşak ge – kuir formların göçü farklı yönlere sanatsal göçü takip eden ve özellikle Türkiye-Almanya, İstanbul-Berlin arasında LGBTIQ+ bireylerin transkültürel etkileşimlerini inceleyen bir grup sergisi. Kendine özgü bir hassasiyet – dönen, yer değiştiren, değişen bir ruh hali – olarak hissedilen bu hareketin varlığını üretken bir metaforda, ğ – yumuşak ge, harfinde ikame ediyoruz.

ğ, Türkçede bir harf, doğum tarihi Türkçe’nin Latin alfabesi ile yazılmaya başlandığı harf devrimini imliyor: 1928. O tarihlerde Türkçe’nin modernizasyonu ve batılılaşması üzerinde çalışan dil bilimciler Osmanlıca’da yoğunlukla kullanılan Arapça غ) ghayn) sesinin Latin alfabesinde harf karşılığı olmadığı için yeni dilde kaybolacağını öngörüyor ve bu emsalsiz melez formu yaratıyorlar. Bu harfin kendinden önce gelen sesli harfi uzatmak dışında başka bir işlevi yok, kelime başlarına gelemiyor, ve hiçbir zaman büyük yazılmıyor. Bu nedenle Türkçe alfabenin en kuir harfi. ğ, bir nev-î batılı bedene göç eden doğulu bir ses-harf ve diyebiliriz ki, ğ’nin öyküsü 20. yüzyıl başlarından ilginç bir beden geçiş hikayesi, aslında.

Sahi, ya ğ Türkiye’yi terk edip Almanya’ya göç etmişse? 1961 Göçmen İşçi Antlaşması’nı müteakip Almanya’ya göç eden yüz binlerce Türkiyeli işçi arasından, diyelim ki birinin bavulundan kaçıp Alman alfabesine karışmışsa? Ya Almanya’da o kadar süre kaldıktan sonra yeni bir dile katkısı olsun diye birlik aşkıyla yurda kesin dönüş yaptıysa? ğ, Almanya’da çoğunluk toplumunun dilinin dönmediğidir ve ismimizin her yanlış telaffuzunda bize gelecekte kuir Olanı içerebilecek muhtemel bir dilin ve sınır aşımının güzelliğini hatırlatıyor. Biz ğ’de kuir bir ihtimal sezinliyoruz ve bu ihtimali resim, performans, fotoğraf, heykel, ses ve video gibi farklı mecralardan eserlerle kurguluyoruz. Genişletilmiş bir sergi formatıyla ğ, hem yeni yoldaşlıklar kurmaya yoğunlaşıyor, hem de aşkları ve işleriyle Almanya, Türkiye ve ötesinde kuir ruhlarımızın serpilmesini sağlayanlara saygılarını sunuyor.”

“ğ – the soft g” sergisi, 29 Mayıs 2017 tarihine dek Berlin’deki Schwules Museum’da görülebilir.

Tatlı Anılar 1 – Tatlı Anılar 2 / Erinç Seymen / Sergide sanatçının, Moiz Zilberman’ın ve Fazlı Özcan’ın izniyle yer alıyor.

Kendi Aramızda / Yeşim Akdeniz / Sanatçının ve PI Artworks’ün izniyle yer alıyor.

Kapak görseli: Rose of Sapatão / Nilbar Güreş / Fotoğraf: CHROMA Istanbul / Sergide sanatçının, RAMPA Istanbul’un ve Martin Janda’nın izniyle yer alıyor.

Yazar:

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde felsefe lisansını sürdürüyor. Müzik ve sinemayla ilgileniyor.