1960’ların İstanbul’unda bir siyahi eşcinsel: James Baldwin

Amerikalı romancı, öykücü, oyun yazarı ve aktivist James Baldwin, 1960’larda ABD’nin ırkçı ve homofobik atmosferinden kurtuluşu İstanbul’da buldu.

Eleştirmen dostu Zeynep Oral’a bir keresinde Amerika’daki yaşantısıyla ilgili şöyle demişti James Baldwin: “Nefes alamıyorum. Dışarıdan bakmam lâzım.” O zamanlar Türkiye’nin politik atmosferi de oldukça karmaşıktı, yine de Baldwin Türkiye’yi bir sığınak olarak görüyordu. Yaşar Kemal’e “Türkiye’de özgür hissediyorum.” dediğinde, Kemal’den “Çünkü Amerikalısın Jimi!” cevabını alacaktı.

Cezzar, Sururi, Baldwin. / Kaynak: Ebony, Mart 1960

Amerika’nın kültürel simgelerinden biri, romancı, oyun yazarı, öykücü ve aktivist James Baldwin tiyatro yönetmeni Engin Cezzar’la 1957’de, Giovanni’nin Odası’nı yayımladıktan sonra tanıştı. İkili sonrasında bu romanı New York’ta oyunlaştırdı ve dostlukları başlamış oldu. Birkaç yıl sonra, Baldwin Amerika’daki ırkçı ve homofobik atmosferden oldukça sıkıldı ve Cezzar’ın davetiyle İstanbul’a geldi. İstanbul Baldwin için bir kaçış noktası olacaktı: Amerikan edebiyatında oldukça önemli yer tutan aktivist edebiyatının zirveye ulaşacağı; kendini bulacağı ve oldukça verimli üreteceği yılları İstanbul’da geçirecekti.

1960’lar, James Baldwin / Fotoğraf: Sedat Pakay

Tiyatro yönetmeni Engin Cezzar, eşi Gülriz Sururî ve altmışlı yılların Türk entelijansiyası Baldwin’i oldukça sıcak karşıladı. Baldwin kendi çevresinin ‘Arap Jimi’si oluverdi bir anda. 1962’de yayımladığı Başka Bir Ülke (Another Country) isimli romanını İstanbul’da, Cezzar ve Sururî çiftinin evinde tamamladı.

1960’lar, James Baldwin / Fotoğraf: Sedat Pakay

Başat sorunlar düzensiz periyotlarda tekrarlansa da, İstanbul yıllar içinde çok değişti. Baldwin’in yönettiği “Düşenin Dostu” isimli oyunun sergilendiği tiyatro kapandı. Baldwin’in kitaplarına kitapçılarda rastlamak zor. Baldwin’in izleri giderek belirsizleşti. Bir süre yaşadığı Park Otel’in lobisinde bir plakada oteli ziyaret eden ünlüler arasında adı geçmiyor. Sedat Pakay artık yok, Cezzar da öyle. Yine de İstanbul başka sürgünlerin, başka göçmenlerin umudu hâlâ.

Geçtiğimiz yaz yaşama veda eden fotoğraf sanatçısı Sedat Pakay tarafından çekilen bu fotoğraflar, Baldwin’in altmışların İstanbul’unda geçirdiği zamanları, entelektüel çevresini, gündelik yaşantısını estetik biçimde belgeliyor.

Şile’de. / Fotoğraf: Sedat Pakay

İLGİLİ İÇERİK: Jim Jarmusch ve Jonas Mekas ile şiir, sinema ve politika üzerine

Baldwin Boğaz’ı seyrediyor. / Fotoğraf: Sedat Pakay

1960’lar, James Baldwin / Fotoğraf: Sedat Pakay

James Baldwin, bir arkadaşıyla. / Fotoğraf: Sedat Pakay

Yazar:

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde felsefe lisansını sürdürüyor. Müzik ve sinemayla ilgileniyor.